92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baklagillerden, akasya cinsi kışın yaprağını döken boylu bir çalı veya birkaç metre boylanabilen dikenli küçük bir ağaç (Acacia farneciana)
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Balinagillerden, boyu 25 metreye kadar çıkabilen, başı büyük, dişli, çok yırtıcı bir balık, ada balığı (Catodon macrocephalus)
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Amber ağacının toparlak, fındık büyüklüğünde, altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Sarıçalı
Lisan : Latince
1. isim , isim , isim , isim , Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü
Lisan : Arapça ʿanber + Farsça bū
Telaffuz : amberbu:
1. isim , isim , isim , isim , Cankurtaran
Lisan : Fransızca ambulance
Telaffuz : l ince okunur
amca kızı, amca oğlu, amcazade
1. isim , isim , isim , isim , Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi
2. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü
Telaffuz : a'mca
1. isim , isim , isim , isim , Amcanın oğlu, emmi oğlu
1. Fakat ne amca oğlu ne de hamallar bunu kavrayabildiler.
1. Fakat ne amca oğlu ne de hamallar bunu kavrayabildiler.
1. isim , isim , isim , isim , Amca sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
1. Hayat her zaman gülistan değil, amcacığım.
1. Hayat her zaman gülistan değil, amcacığım.
1. `yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse artık onlardan yeni bir istekte bulunamaz` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , isim , isim , Amcanın oğlu
Lisan : Türkçe amca + Farsça zāde
Telaffuz : a'mcaza:de
aksülamel
1. isim , isim , isim , isim , Yapılan iş, edim, fiil
2. din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , İshal
Lisan : Arapça ʿamel
amele pazarı, amele taburu, amele yanığı, tanzifat amelesi
1. isim , isim , isim , isim , Gündelikle çalışan işçi
1. Tuğla harmanındaki ameleler etrafı aradılar.
1. Tuğla harmanındaki ameleler etrafı aradılar.
Lisan : Arapça ʿamele
1. isim , isim , isim , isim , İşçilerin iş bulmak amacıyla toplu bir biçimde bekledikleri yer
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Amelelerden oluşan topluluk
1. Sıcak ve tozlu dağlarda yol yapan amele taburuna nakledildi.
1. Sıcak ve tozlu dağlarda yol yapan amele taburuna nakledildi.
1. isim , isim , isim , isim , Güneşin etkisiyle vücudun giysi dışında kalan bölümlerinde oluşan yanık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Uygulamalı
1. Kitaplardan gelen fikirler nazari, yaşanan fikirler ise amelîdir.
1. Kitaplardan gelen fikirler nazari, yaşanan fikirler ise amelîdir.
Lisan : Arapça ʿamelī
Telaffuz : ameli:
ameliyat eldiveni, ameliyathane, ameliyat masası, kansız ameliyat, plastik ameliyat, açık kalp ameliyatı, baypas ameliyatı, kapalı kalp ameliyatı, köprüleme ameliyatı
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon
2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , İşler, faaliyetler
1. Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç.
1. Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç.
Lisan : Arapça ʿameliyyāt
Telaffuz : ameliya:tı
1. ameliyat edilmiş olmak
1. Bu koğuşta ayak ameliyatı geçirmiş hasta Şahin'di.
1. Bu koğuşta ayak ameliyatı geçirmiş hasta Şahin'di.